Bengisu'ya

Ne zamanki yüreğimde bir deli tay gemi azıya alsa...
Ne zaman yağmur yüklü bulutlarla yarışsa gözlerim...ne zaman bir
ürkek ceylan geçse düşlerimden... sen geliyorsun aklıma duru,
berrak, engin ve yemyeşil gözlerinle sen...gelip oturuveriyorsun
yüreğimin orta yerine...ne zaman aklıma gelsen, kırkindi yağmurları
misali uzunca bir sağanak boşalıyor gözlerimden...
ve sana giden yollarda başlıyor bir tipi, başlıyor bir boran...

O ünlü halk türküsüne inat, yolun sonu görünmüyor, dağlar
geçit vermiyor.. Lakin, gönül de ferman dinlemiyor.
Bir alkızı oluyorsun düşlerimde..
hani nenelerimizin soğuk ve karlı kış gecelerinde anlattığı masal
kızı...Hani yakaladığında senin olan ve h
er türlü isteğini yerine
getiren güzel peri kızı....Seni yakalamak için büyük çaba
sarfediyorum ama, beyaz bir köpük gibi kayıveriyorsun avuçlarımdan...
Ellerim boş kalıyor, gözlerim boş bakıyor, yüreğim boş...
Bir bebek oluyorsun sonra,
henüz emekley
en, eşyalara çarpa çarpa yürümeye çalışan, şirin ama
afacan bir bebek... ve yürüyorsun beynimde, bedenimde, yüreğimde...
Sonra, deniz oluyorsun..
yemyeşil/masmavi bir deniz... nice fırtınalara gebe engin bir
deniz...bense gözlerinin hapsinde, müebbed m
uhabbete mahkum bir kürek
mahkumu
Yüreğim yüreğine prangalı, gönlüm gönlüne kilitli bir forsa..mahkum
sevinir mi hiç? ama ben seviniyorum, çünkü senin mahkumunum, ne güzel
mahkumiyet bu..
Ve sonra yağmur oluyorsun,
rüzgar oluyorsun, bahar oluyorsun,
aşk oluyorsun, hayat oluyorsun,
ama herşeyden önemlisi ben oluyorsun...hem de öyle bir ben ki, baştan
aşağı sen....
a fikrimin ince gülü, a yirmidört ayarım, suna boylum, kalem
kaşlım..
Yalan değil seni sevdiğim,
seni özlediğim yalan değil...
sensiz
gecelere, öksüz hecelere, odamın duvarlarına sor...
dolunaya, ufuklara, başı karlı dağlara sor...

Bugün bunu bir kez daha anladım, anladıkça ağladım, ağladıkça
anladım..
ömrümde ilk kez böylesine deli seni sevdim
ömrümde ilk kez böylesine deli seni özledim,
ömrümde ilk kez böylesine deli seni arzuladım
ve şimdi ömrümde ilk kez bir sigara yakıp dumanını ciğerlerime
çekiyorum...
Gün doğdu gün batıyor kimin umurunda, kimin umurunda gece olmuş...
dinle bak ibrahim sadri okuyor...
" gözlerin gelip ge
çer gecelerimden"

Gerçekten seven gönüller engel tanımaz hiç.

Sevgi denmez, değişen her duruma uyup da değişen.

Yolundan sapar görüp de karşısındakini.

Doğru yolda yürümeyi bırakan sevgiye,

Oh,hayır! Engin denizlere karşı dimdik çakılı.

Fırtınalar önünde hiç sarsılmaz bir işaret o,

Yolunu şaşırmış teknelerin kılavuz yıldızıdır.

Yüksekliği ölçülür ölçülmesine,ama bulunmaz değerini bilen.

Zaman orağını savurduğunda, alıp götürse de o çelikten eğri

Kiraz dudakları,pembe yanakları.

Zamanın eğlencesi olmaz sevgi

Göz açıp kapayıncaya dek geçse de saatler, haftalar.

Eğer bu yanlışsa ve kanıtlayan olursa bana;

Hiç yazmamışım demek ve hiç seven olmamış yeryüzünde.