DEĞİŞMEYEN GERÇEK
Kulaklarımda uğultu,başımda sancılar,
Etrafıma bakınıyorum yosun tutmuş taşlar.
Tırnaklarımdan süzülüyor birkaç tamla kan
Olduğum yer,kapkaranlık nemli bir mekan.
Oturuyor,düşünüyorum saatler boyu,
Sonunda anlıyorum burası eski bir kuyu.
Yavaş yavaş hatırlıyorum düştüğüm o anı,
Keşke elimde olsaydı da değiştirseydim zamanı
Bağırıyorum şişinceye kadar damarlarım
Bir film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden hayatım.
Hissediyorum ölümün soğuk nefesini ensemde,
Korkuyorum,çünkü yapa yalnızım bu ürkütücü yerde.
Sesler geliyor yukarıdan,insanlar var kuyunun ağzında,
Hüzün mutluluğa dönüşüyor göz yaşlarımda.
Kafamı kaldırıyorum tanıdık tanımadık bir sürü çehre,
Hepsinde aynı alaylı bakış gülüyorlar sadece.
Uzansa ellerimden tutu vereceklermiş gibi geliyor bana,
Ama uzanmıyor,bırakıyorlar yalnızlığımla baş başa.
Artık yapacak bir şey yok,eğiliyor çaresizce başım,
Gözlerimdeki umutlar sönüyor ve yavaşça kapanıyor göz kapaklarım.
Bir zil sesiyle açılıyor gözlerim,
Sıcak yatağımda kaskatı kesilmiş bedenim.
Ellerime bakıyorum kan yok sadece ter,
Terden sırılsıklam olmuş yatağımda her yer.
Meğer yaşamamışım o korku dolu dakikaları,
Fakat unutamıyorum o alaycı bakışları.
Buna eminim rüyadaki bir tek şey gerçek,
O da insan oğlu değişmedi değişmeyecek...